Kayıtlar

nostalji etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

1946'dan gelen bir radyo: ERRES KY485

Resim
 Daha önce birkaç yazımda, radyo amatörlüğüne ilgi duymamda radyonun büyük rolünü yazmış, rahmetli dedemin Philips radyosundan da bahsetmiştim. İnsanın yaşı ilerledikçe eskiye olan hasreti daha bir artıyor. Dedem rahmetlinin radyosundan bulabilir miyim diye etrafıma bakınmaya başladım. Aynısını bulmak çok zor biliyorum, en azından bir benzerini bulup restore edeyim diye düşünmeye başladım. Bu maksatla bakınırken, bir başka radyo alâkamı cezbetti. ERRES markalı bu radyonun ibre tertibatından oldukça eski olduğu anlaşılıyordu. Satın aldım. İnternette araştırınca, 1946 yılında Hollanda'da üretildiğini öğrendim. ( http://www.oldradios.nl/erres/erres.html ) Radyonun şasesini sökip devresini çıkardım, dış ahşap kutusunu zımparalamaya başladım. Daha sonra gomalak ile cilalayacağım. Radyonun şeması

Yarım asırlık bir radyo: Standard SR-F408L

Resim
 1974 ilâ 1978 Ankara'da yatılı olarak öğrenim gördüğüm yıllar. Rahmetli Babamdan bir radyo istemiştim; o yıllarda radyo büyükçe bir şeydi. Bulunabilen en küçük radyo ise STANDARD markalı aşağıda resmi görülen radyo idi. (Bu radyonun model numarasının SR-F408L olduğunu Antika Radyo adlı Facebook sitesi nden öğrendim.  Görmenizi tavsiye ederim.) Babam da bu radyodan almıştı bana. Ne oldu, ne yaptım aradan geçen bunca yıldan sonra hatırlamıyorum. Ama "sayısal radyo"lar çağında nostaljik bir depreşmeyle bu radyodan bulup restore etmeye karar verdim. (Resim, Antika Radyo adlı facebook sayfasından alınmıştır.) Buldum da, üç gün sonra alıyorum. Gençliğimin radyosuyla olan maceramı burada yazacağım. Bu radyo, uzun dalga (LW) ve orta dalga (MW) bandlarında çalışırdı. O yıllarda Ankara Radyosu uzun dalgadan (189 veya 198 kHz'den) yayın yapardı. Daha sonra uzun dalga yayınları ikiye çıkmıştı. Birisi Etimesgut'tan yayın yapardı, diğeri ise Ankara'nın birazcık dışında b...

NASIL AMATÖR TELSİZCİ OLDUM? (YA DA OLAMADIM)

Resim
Ben bir köy çocuğuyum; ağzımda gümüş kaşıkla doğmadığım gibi hiç bir zaman "tuzu kuru" kategorisinde de olmadım. Sene 1965. 5 yaşındayım.  O yıllarda radyo, büyük, oldukça büyük bir "şey"di. Neredeyse kendisi kadar büyük pilleri olurdu. Philips lambalı radyo                                                                     Mesela, Çanakkale Savaşı gâzisi dedemlerin evinde Philips marka bir radyo vardı. Yukarıda resmi olan radyoya benzeyen bu radyo, büyüklüğü, ağırlığı, pilleri ve belki de en önemlisi ehemmiyeti ve kıymeti sebebiyle, bir rafta sâbit dururdu. Arkasında, lambaların anot gerilimini sağlamak üzere dikdörtgen prizması şeklinde bir pil bloğu ile flaman akımını sağlayan büyüüük silindirik iki pil vardı.  İşte büyük piller..       Bu arada yurtdışında daha küçük radyolar da ü...