Akıllı ev otomasyonu - bütün çözümler bir arada

 İnternetin ve IoT (Internet of Things - nesnelerin interneti) uygulamalarının geometrik bir ivme ile artış gösterdiğini biliyoruz. Artık satılan pek çok cihaz uzakten erişilebilir ve kontrol edilebilir olarak satılıyor. Misal mi? Alın klimaları... Pek çoğunun reklamında şöyle bir ifâde var: "Eve gelmeden salonunuzun sıcaklığını ayarlayın." İşte bunu sağlayan IoT uygulamaları. Evinizdeki klima, evinizin Wi-Fi ağı üzerinden üreticisinin bulut sistemine bağlanıyor. Siz dışarıda iken klimanıza, kendi uygulaması üzerinden ve üreticisinin bulutu vasıtasıyla erişerek komut veriyorsunuz.

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün... Fritözler, buzdolapları, çamaşır makinaları, televizyonlar artık IoT sâyesinde daha becerikli olmasa bile sizin her an heryerden erişiminize daha uygun.

Önceleri Iot uygulamalarında neredeyse sâdece wi-fi teknolojisi kullanılıyordu. Oturmuş bir teknoloji olması bir yana neredeyse her evde bulunması ve erişiminin kolay olması sebebiyle bu "akıllı" cihazlar wi-fi teknolojisiyle donatılmıştı. Ama wi-fi'ın birkaç "iyi olmayan" özelliği vardı. Bir kere çok güç gerektiriyordu ve bu yüzden pille besleme için neredeyse hiç uygun değildi. Sonra erişim problemi vardı. Eğer wi-fi ana cihazınızdan biraz uzakta iseniz, wi-fi erişimi zorlaşıyordu. Evin duvarları, mobilyalar vs. wi-fi işaretleri içni birer engel olarak işlev görüyordu.

İşte bu istenmeyen tüyleri yok etmek için Zigbee denilen bir teknoloji geliştirildi. Wi-fi ile aynı frekansı kullansa da, güç tüketimi son derece düşüktü! Üstelik "mesh"diye bir özelliği vardı ve bu özellik sâyesinde erişim problemleri büyük ölçüde halloluyordu. Zigbee cihazları kendi aralarında bir ağ (mesh) oluşturarak mesafe problemini çözüyordu.

Bu arada, Google Home ile başlayan "akıllı ev" projesinde Amazon Alexa ile yer almış, Samsung ve Ikea kendi akıllı ev ekosistemlerini geliştirmiş, Çinli Xiaomi  geri kalmamış ve MiHome ile pazarda yerini almış, Tuya'nın "beyaz etiket"li olarak ürettiği cihazlar görünmeyen devasa bir Tuya bulutu oluşturmuştu. Apple durur mu hiç! O da kendi akıllı ev sistemini kurdu. Aldığınız bir IoT cihazı üzerine artık "Google Home uyumlu" veya "Google Home ile çalışır", "Alexa ile çalışır" gibi ifadeler yer almaya başladı. Ama yine de bu akıllı ev sistemleri yeterince akıllı olamamışlardı. Zigbee mesh oluşturabilse ve düşük güç tüketse bile hâlâ üretici bağımlı idi. İşte bu yüzden bize birşeyler satmak için 24 saatlik günün 26 saati düşünen kapital sahipleri ORTAK bir teknoloji için arayışlara girip kısmen de başarılı oldular. Önceden Nest Labs tarafından geliştirilen Thread adlı bir protokol - teknolojiyi esas alıp  Matter denilen bir mimari standardını da ileri sürdüler.


Thread tıpkı Zigbee gibi düşük güç gerektiriyordu ve mesh oluşturabiliyordu. Thread teknolojisini teknik altyapı olarak esas alan Matter sâyesinde ise artık IoT cihazları neredeyse büyün akıllı ev ekosistemleriyle ortak bir lisana sâhip olmuştu. 
(Devam edecek)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

APRS monitör

Si4732 ile "Minyatür" DEV Alıcı